Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

   

Adapazarı İlçesi

Adapazarı ilçesinin kuzeyinde Kaynarca ve Söğütlü ilçeleri, kuzeybatısında Kocaeli-Kandıra ilçesi, batısında Kocaeli, güneybatısında Serdivan ve Arifiye ilçeleri, güneyinde ve güneydoğusunda Erenler ilçesi, doğusunda Akyazı ve Hendek ilçeleri yer almaktadır. Günümüzden birkaç yüzyıl önce bir pazar köyü alanı olan Adapazarı; 1573 yılında ?Ada? isimli bir köy, 1646 yılında nahiye, 1658 yılında Akyazı?ya bağlı bir köy 1692 yılında kadılık, 1742 yılında nahiye, 1837 yılında kasabadır. Sakarya yöresi Osmanlı Devleti?nin Klasik Dönemi?nde ve 1831 Osmanlı Nüfus Sayımı?nda Cezayir-i Bahr-ı Sefid Eyaleti?ne bağlı Kocaeli Livası içinde yer alır. 1846 Devlet Salnamesi Kocaeli Livası?nın bu dönemde Kastamonu Eyaleti?ne bağlıdır. 1867 Vilayet Nizamnamesi?nde ise Adapazarı?nın ve bağlı olduğu Kocaeli Sancağı?nın Hüdavendigâr Vilayeti?ne bağlandığı görülmektedir. 1877 Devlet Salnamesi ise Adapazarı ve Geyve?nin İzmit Mutasarrıflığı?na bağlıdır ve İz­mit Mutasarrıflığı da doğrudan İstanbul Zaptiye Müşirliği?ne bağlıdır. 1892 Devlet Salnamesi, Kocaeli Sanca­ğı?nın bağımsız bir sancaktır ve bu dönemde Adapazarı ile Geyve, Kocaeli bağımsız sancağına bağlıdır. 1899 Devlet Salnamesi?ne göre yine Adapazarı ve Gey­ve kazaları ile Sapanca, Akyazı ve Hendek nahiyeleri, Kocaeli bağımsız sancağına bağlıdır. 1903?te bu nahiyelere Kandıra Kazası?ndan ayrılan Karasu eklendi. Aynı dönemde Gey­ve Kazası?nın nahiyeleri ise Nefs-i Geyve, Akhisar ve Taraklı?dır. Adapazarı 22.06.1954 tarihli Kanunla Kocaeli ilinden ayrılarak bağımsız il statüsü kazanan Sakarya ilinin merkez ilçesi olmuştur. 6 Mart 2008 tarihinde kabul edilen 5747 sayılı ?Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun?un, 26824 sayılı ve 22 Mart 2008 tarihli Resmi Gazete?de yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte Adapazarı Merkez İlçesi; Adapazarı, Arifiye, Erenler ve Serdivan ilçeleri olarak yeniden yapılandırıldı. Bu son değişiklikle birlikte Adapazarı İlçe nüfusu 231.204 kişi olup, bunun 11.778?i (% 5,1?i) köylerde, 219.426?sı (% 94,9?u) ilçe merkezinde yaşamaktadır. İlçeye bağlı 59 mahalle ile 26 köy bulunmaktadır.
Adapazarı civarındaki Türk devri öncesindeki ilk yerleşmeler, Serdivan Tepesi, Esentepe ve Maltepe gibi yüksek mevkilere yapılmış, bununla yerleşimlerin su baskınlarından korunması amaçlanmıştır. Ovaya gelip yerleşme, Osmanlılar döneminde başlamış ve yerleşenler yer yer orman örtüsünü açarak verimli toprakları işlemeye koyulmuşlardır. Bu arada, XVI. yüzyıldan itibaren, günümüzdeki şehrin çekirdeğini meydana getiren ve o dönemde ?Ada? veya ?Adaköy? adı verilen bir köyün varlığı bilinmektedir. Daha önceki yüzyıllarda bugünkü şehrin bulunduğu mevkide Ada isimli bir köy Pazar yeri olarak gelişmiş, yakın dönemde Adapazarı denmeye başlamıştır. Adapazarı adının son kısmı, yerleşmenin önceleri bir Pazar yeri olarak kurulduğunu, adının ilk kısmı ise bu pazarın kuruluş yerini ifade eder. Pazar yerine doğudan gelenler Sakarya?yı geçmek, batıdan gelenler ise Çarksuyun?u aşmak zorunluluğunda kaldığından, Pazar yerinin sularla çevrili bir izlenim uyandırması buraya ?Ada? adının yakıştırılmasına neden olmuştur. Pazar yeri olma durumu, burayı XIX.yüzyıla doğru bir ticari merkez haline getirmeye başlamıştı. Kurulan pazar yerinde çeşitli satıcıların üslendiği kesimler günümüzde Adapazarı da mahalle adı olarak yaşamakta ve şehrin bir pazar yerinden şehir durumuna geçtiğini belgelemektedir: Hasırcılar, Papuçcular, Tığcılar, Semerciler, Çıracılar semti ve mahalleleri gibi.
Adapazarı, çeşitli tarihlerde önemli yangınlar ve yer sarsıntıları (1943 ve 1967?de olduğu gibi) harap olduktan sonra bazı mahalle ve çarşıları yeniden kurulmuş ve şehrin eski görünüşü büyük ölçüde değişmiştir. Şehir esas itibariyle, ortasından geçen, güney-kuzey doğrultulu, bir cadde boyunca gelişmiştir. Çeşitli dönemlerde farklı adlar alan ve ?Eski Kandıra/Bankalar/Sakarya Caddesi?/?Atatürk Bulvarı? gibi adlarla adlandırılan bu kısım asıl çarşının ve resmi binaların bulunduğu en canlı alandır. Şehrin 1967 depreminden sonra tekrar aynı yerde, yani yeraltı suyu seviyesinin yüzeye yakın alüvyonlu gevşek zeminde kurulması 17 Ağustos 1999 depreminde de şehrin büyük ölçüde tahribi sonucunu doğurmuştur. Adapazarı şehrinde 1999 depreminden sonraki bir değişiklik de şehrin statüsünde meydana gelmiştir ve Adapazarı Büyükşehir statüsüne kavuşturulmuştur. Şehir bu haliyle ve 2007 yılı nüfus sayımındaki nüfusuyla Marmara Bölgesinin ise İstanbul ve Bursa?dan sonraki üçüncü büyük şehri durumundadır.

Adapazarı İlçesindeki Kültür Varlıkları:
Harmantepe Kalesi [Adapazarı-Harmantepe Köyü]
İkizce Köyü (Roma Nekropolu) Arkeolojik Sit Alanı [Adapazarı-İkizce Köyü]
Maltepe Sandık ve Kiremit Mezarları [Adapazarı-Merkez]
Poyrazlar Gölü ve Çevresi Doğal Sit Alanı [Adapazarı-Poyrazlar Köyü]
Merkez Uzun Çarşı Kentsel Sit Alanı [Adapazarı-Merkez]
Çatalköprü [Adapazarı-Budaklar Köyü]
Trabzanlar Köprüsü/Güneşler Köprüsü/Sakarya Köprüsü [Adapazarı-Merkez]
Halk Evi [Adapazarı-Merkez]
Sakarya Müzesi (Atatürk Evi) [Adapazarı-Merkez]
Atatürk Ortaokulu [Adapazarı-Merkez]
Deprem Müzesi [Adapazarı-Merkez]
Orhan Camii [Adapazarı-Merkez]
Orta Camii [Adapazarı-Merkez]
Ağa Camii [Adapazarı-Merkez]
Yeni Camii [Adapazarı-Merkez]
Şerefiye Camii [Adapazarı-Merkez]
Hasırcılar Camii [Adapazarı-Merkez]
İhsaniye Camii [Adapazarı-Merkez]
İstiklal Camii [Serdivan-Merkez]
Bahçıvan Sokak Çeşmesi [Adapazarı-Merkez-Cumhuriyet Mahallesi]
Kömürpazarı Caddesindeki Çeşme [Adapazarı-Merkez]
İnönü Caddesindeki Hamam [Adapazarı-Merkez]
Bankalar Caddesindeki Hamam [Adapazarı-Merkez]
34 Adet Konut [Adapazarı-Merkez (Alicanlar Evi-II, Suat Kızılkaya Evi vb.)]
45 Adet Dükkân [Adapazarı-Merkez (Unkapanı A. Asım Kuriş Dükkânı, Pirinçpazarı Fadıl Pırıldar Fırını, Pirinçpazarı Zekeriya Çobanlar Dükkânı vb.)]
1 Adet Banka [Adapazarı-Merkez (Türk Ticaret Bankası)]
1 Adet Otel [Adapazarı-Merkez]
Adapazarı Şehitliği-Asrî Mezarlık (Yorgalar Mezarlığı) [Adapazarı-Merkez]
Dağdibi Mezarlığı [Adapazarı- Dağdibi Mahallesi]
İbn-i El Zeyd Türbesi Emirdağ Mezarlığı [Adapazarı-Merkez]
30 Adet Çınar [Adapazarı-Merkez (Mili Egemenlik Caddesi?nde)]
1 Adet Çınar [Adapazarı-Süleymanbey Köyü]
1 Adet Asma [Adapazarı-Merkez (Uzunçarşı?da)]
Alicanlar Evi-I Çeşmesi
Bahçıvan Sokak Çeşmesi
Başlar Sokak Çeşmesi
Bezirci Sokak Çeşmesi
Bostancıoğlu Çeşmesi
Ekici Sokak Çeşmesi
Gün Sokak Çeşmesi
Orta Camii Çeşmesi

(http://www.sakaryaturizmplatformu.org/ilceler/1/adapazari.aspx alıntıdır )


DÜNDEN BUGÜNE ADAPAZARI

   Adapazarı ve çevresinin fatihi Orhan Gazi'dir; İzmit'in ve Bursa'nın da fatihidir

Komutanları da Akçakoca'dır, Konuralp'tir, Kara Mürsel'dir.

Sakarya ili topraklarının atalarımızca; yani Osmanlılarca fethi 30 yılı aşmıştır; örneğin Taraklı Ertuğrul Gazi fethidir, yani beylik dönemimizdendir, Geyve 1318'dir, yani Osman Gazi fethidir; Adapazarı, Kaynarca, Kandıra, Karasu, Kocaali, Akçakoca ise 1324'tür.Bölgemiz Osmanlı'nın ilk 30-32 yılında Müslüman Türklerce fethedilmiş bir bölgedir.

Bugün bile bir kısmı ayakta olan, doğaya ve zamana dayanamayan onlarca Orhan Camii vardı çevremizde; Mekece Orhan Camii, Geyve Orhan Camii, Adapazarı Orhan Camii, Büyüktersiye (Büyükesence) Orhan Camii, Dernekkırı Orhan Camii, Şeyhler (Kaynarca) Orhan Camii, Müezzinler Orhan Camii, Şeyhtimarı Orhan Camii, Büyükkaynarca Orhan Camii, Zeamet Orhan Camii, Kızılcaali Orhan Camii, Kandıra Orhan Camii, Karasu Orhan Camii, Akçakoca Orhan Camii

Adapazarı geç dönem bir Osmanlı şehridir; Orhan, Ağa, Tozlu ve Orta Camilerin arasındaki çarşılar ve onların etrafındaki mahallelerden oluşur

Sanat Tarihçisi Yrd.Doç.Dr. Yusuf Çetin;

“Sakarya Osmanlı Mimarisinin Beşiğidir”

Osmanlının ilk fethettiği bölgelerden biri olmasıyla, Osmanlı Mimarisinin beşiği konumundadır Sakarya.İlk çantı camiler, ilk zaviyeler, ilk hamamlar, ilk köprüler hep bu bölgede karşımıza çıkmaktadır. Fakat bu önemine rağmen Sakarya ve çevresi, Osmanlı mimarisi literatüründe gerekli yerini alamamıştır

Aslında bölge kuruluş dönemi Osmanlı Mimarisinin ilk örneklerinin görüldüğü yer olmasına rağmen, maalesef çok az örneği günümüze ulaşabilmiştir. Mekece’deki iki zaviye, Geyve’den bir zaviye, Taraklı’dan bir zaviye günümüze ulaşmamış. Kuruluş döneminden günümüze ulaşabilen tek örnek Geyve Elvanbey İmaretidir.

Osmanlının ilk fethettiği bölgelerden biri olmasıyla, Osmanlı Mimarisinin beşiği konumundadır Sakarya.İlk çantı camiler, ilk zaviyeler, ilk hamamlar, ilk köprüler hep bu bölgede karşımıza çıkmaktadır. Fakat bu önemine rağmen Sakarya ve çevresi, Osmanlı mimarisi literatüründe gerekli yerini alamamıştır

Bölgemiz cami mimarisi konusunda da son derece zengin olmasına rağmen günümüze az örnekler ulaşmış. Dernekkırı Orhan Gazi ulaşamayanlardan. Ulaşabilenler Kaynarca Şeyh  Muslihiddin Camii, Merkez  Büyükesence Orhangazi Camii çantı tarzının günümüze ulaşan iki önemli örneği. Taraklı Yunuspaşa Camiini bunlardan ayrı tutuyoruz çünkü o klasik Osmanlı dönemi mimarisi özelliklerini taşıyor. Gene klasik dönem Osmanlı Mimarisinin önemli bir külliyesi olan ve Mimar Sinan’ın eseri olan Sapanca Rüstempaşa külliyesi de maalesef günümüze ulaşmamıştır. Sapanca Rahime Sultan Camii ile Sapanca Hasanfehmipaşa Camii, son dönem Osmanlı Mimarisinin, dönem özelliklerini de gösteren iki önemli örneğidir.

“BÖLGEDE CUM VE BAYRAM CAMİSİ OLARAK

ORHAN CAMİİLER YOĞUN “

 

“ÇANTI KARADENİZ BÖLGESİNE ÖZGÜ

AHŞAP BİR MİMARİ TEKNİĞİDİR “

Orijinalinde çantı olması gereken Orhan Camii, sonraki dönemlerde defalarca onarım görmüş ve 19. yüzyılın sonunda Sultan II. Abdülhamit döneminde geçirdiği köklü onarımla orijinal özellikleri tamamen bozulmuştur. Pencere formlarında II. Abdülhamit dönemi mimarisinin özelliği olan ampir üslup özellikleri göstermektedir. Tavanı Cumhuriyet döneminde yapılmıştır zaten

Orta Camii 1710, Ağa Camii 1750’ler, Tozlu Camii ise 1800’lerin başlarında inşa edilmiştir. Bu camiler de 19. Yüzyılın sonlarında ve 20. Yüzyılın başlarında geçirdikleri onarımlarla bir çok özelliklerini yitirmişlerdir. Orta Camii de iç mekanda bazı izler orijinal özelikler göstermektedir. Ancak son dönem camileri içerisinde Rahime Sultan Camii ve Hasanfehmipaşa Camii, 19. Yüzyılın sonlarında Osmanlı mimarisine hakim olan eklektik mimarinin (karmaşık) bütün özelliklerini taşımaktadır

 

“Sakarya ve İlçelerinde Türk Dönemi Sivil Mimari Eserleri”dir. Önce genel bir tarama yaparak, günümüze ulaşan ve ulaşmayan önemli sivil mimari eserlerini tespit ettik. Bunlar içerisinde “evler” en önemli grubu oluşturmaktadır. Günümüze ulaşan evler daha çok 19. yüzyılın sonlarıyla 20. yüzyılın başlarında inşa edilen evlerdir. İkinci grubu “çeşmeler”, üçüncü grubu “hamamlar”, dördüncü grubu “istasyon binaları”, beşinci grubu “köprüler” oluşturmaktadır

YRD.DOÇ.DR.YUSUF ÇETİN’İN

DOKTORA TEZİNDE İNCELEDİĞİ

SAKARYA’DAKİ MEVCUT MİMARİ ESERLER

  1. Adapazarı Merkezi:

Orhangazi Camii, Orta Camii, Ağa Camii, Büyük Esence Orhan Gazi Camii, Kazımpaşa Yukarımahalle Camii, Alicanlar evi-II, Suat Kızılkaya evi, Uzunçarşı, A.Asım Kuriş dükkanı, Pirinçpazarı Fadıl Pırıldar fırını, Pirinçpazarı Zekeriya Çobanlar dükkanı, Millet hamamı Eski Halkevi binası, Atatürk evi, Alicanler evi-I çeşmesi, Bahçıvan sokak çeşmesi, Başlar sokak çeşmesi, Bezirci sokak çeşmesi, Bostancıoğlu çeşmesi, Ekici sokak çeşmesi, Gün sokak çeşmesi, Orta Camii çeşmesi

  1. Geyve ilçesi:

Sinanbey zaviyesi, Antakyalı Aliefendi evi, Bağlarbaşı Sebahattin Berber evi, II. Beyazıt köprüsü, Alifyatpaşa İstasyon binası, Bağlarbaşı köyü çeşmesi

  1. Hendek ilçesi:

Hendek Büyükcamii, Mollalar evi,

  1. Karasu ilçesi:

Karasu Merkez Camii, Aziziye Camii,

  1. Kaynarca ilçesi:

Şeyh Muslihiddin Camii, Taşoluk çeşmesi,

  1. Pamukova ilçesi:

Hamdi Güral evi, Orhan Gürevin evi, Suat Yavuz evi, Pamukova Belediyesi binası, İstasyon binası, Mekece İstasyon binası,

  1. Sapanca ilçesi:

Rüstempaşa Camii, Cedid Camii, Mahmudiye Hasanfehmipaşa Camii, Uzunkum Rahimesultan Camii, Ali Rıza Boycan evi, Eyüp Yığın evi, Selahattin Bilgin evi, Yanık Ertekinler evi, İstasyon binası, Vecihi kapısı, Camii-Cedit çeşmesi,

  1. Söğütlü ilçesi:

Büyüksöğütlü Küçükhüseyinpaşa Hamamı

  1. Taraklı ilçesi:

Yunuspaşa camii, Çakırlar konağı, Çakırlar evi, Fenerli ev, Hisar evi, Meriç Özen evi, Mürvet Tanyel evi, Selahattin Kozcağız evi, Orhangazi çarşısı, Yunuspaşa çarşısı, Hacı Atıf hanı, Yunus Paşa hamamı, Taraklı Kültürevi, Hüseyin Ağa çeşmesi

http://www.mehmetnuriparmaksiz.com/haberdetay.asp?hkid=105&hakid=223&hid=2598

CAMİLERİMİZ


İl genelindeki cami ve mescit sayısı 1213, kadrosu bulunan cami ve mescit sayısı 1085 kadrosuz cami ve mescit sayısı 128'dir.

Kadrolu Camii ve Mescitler

Kadrosuz Camii ve Mescitler

1.Adapazarı: 147
2.Arifiye: 40
3.Erenler: 54
4.Serdivan: 48
5.Akyazı: 140
6.Ferizli: 32
7.Geyve: 114
8.Hendek: 127
9.K.Pürçek: 14
10.Karasu: 60
11.Kaynarca: 102
12.Kocaali: 60
13.Pamukova: 41
14.Sapanca: 35
15.Söğütlü: 30
16.Taraklı: 41
Toplam: 1085

http://www.sakaryamuftulugu.gov.tr/sakarya_muftulugu_camilerimiz

1.Adapazarı: 25
2.Arifiye: 5
3.Erenler: 11
4.Serdivan: 4
5.Akyazı: 18
6.Ferizli: 4
7.Geyve: 16
8.Hendek: 14
9.K.Pürçek: 4
10.Karasu: 11
11.Kaynarca: 3
12.Kocaali: 7
13.Pamukova: 2
14.Sapanca: 2
15.Söğütlü: 1
16.Taraklı: 1
Toplam 128

 

 

Sakarya nehri ile Çark Suyu (Melas Çayı) arasında bir köy var, ortada…Zamanla burada bir de Pazar kurulmaya başlasın Salı ve cumartesi günleri. Pazarları da farklı farklı olsun üstelik; Semerciler, Papuççular, Çıracılar, Hasırcılar, Tığcılar

OSMANLI ŞEHRİ: ADA-BAZARI

Orhan Camii. Şimdi de yanına çarşılar lâzım. Mesleklere göre dizajnı kolay o işin: Bakırcılar, Abacılar, Ayakkabıcılar, Tenekeciler, Soğan Pazarı, Pirinç Pazarı, Kömür pazarı, Uzun Çarşı, Kapalı Çarşı, Aynalıkavak Çarşısı.

http://www.sanatalemi.net/default.aspx?durum=haber_oku&id=3468

XlX,yy. Kırım Savaşı, Şeyh Şamil olayı ve Osmanlı-Rus savaşı sonucunda bölgede mülteci akımı olmuştur

1868 yılında “Adapazarı Belediyesi” adıyla belediye teşkilatı kurulan ilçe, 93 Harbi diye bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi sonrasında, bilhassa Kafkasya ve Balkanlar’dan yoğun göçe maruz kalmış ve bir nevi “Der Saadet” (huzur yurdu) hüviyeti kazanmıştır.

19. asrın ikinci yarısında ilçede, gayri müslim unsurların (Rum ve Ermeni cemaatlerinin) önemli bir ticari gelişme gösterdikleri Uzunçarşı ve Orta Camii civarındaki dükkanlarda ticaret yaptıkları, Kömürpazarı, Karaağaçdibi ve Tuzla Mahallelerinde ikamet ettikleri gözlenmiştir

I. Cihan Harbi neticesinde işgal kuvvetlerinin Anadolu’ya üşüştükleri dönemde; 3 kez Yunan ve onların işbirlikçisi yerli çetelerin işgaline maruz kalan Adapazarı ilçesi; bir kısmında Çerkez Ethem Kuvvetleri, diğerlerinde Halit Molla liderliğindeki Mahalli Milis Kuvvetleri sayesinde, gayri müslim unsurlardan temizlenerek 21 Haziran 1921’de düşman işgalinden kurtarılmıştır.

“Akova” adıyla bilinen ve ülkenin en verimli ovasında ziraat ağırlıklı bir gelişme gösteren Adapazarı’na, 1940 ve 1950’lerde bilhassa Karadeniz sahillerinden Bulgaristan ve Yunanistan’dan yoğun göçler olmuş; Şeker Fabrikası, Ziraat Aletleri Fabrikası ve Vagon Fabrikası gibi tarımsal sanayinin gelişmesi ise, köyden kente göçü daha da hızlandırmıştır

Uzun yıllar Kocaeli’ye bağlı bir ilçe olarak yaşayan Adapazarı, TBMM’de 17 Haziran 1954 tarihinde kabul edilen bir yasa ile “Sakarya” adıyla vilayet haline gelmiştir. Sakarya ilinin merkez ilçesi ise Adapazarı’dır.

17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan deprem Adapazarı’nda da büyük hasara yol açmıştır. Resmi kayıtlara göre 3.988 insanımız hayatını kaybetmiş 5.180 kişi de yaralanmıştır. Sakarya ili içinde 81.702 konut ve işyeri çeşitli düzeylerde hasar görmüştür. Bunlardan 29.701’i yıkık ve ağır hasarlı, 22.157’si orta hasarlı geriye kalan 29.844’ü ise hafif hasarlı olarak kayda geçmiştir

6Mart 2000 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 593 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “Adapazarı Belediyesi” Büyükşehir statüsüne kavuşmuştur.

ALINTIDIR.

S akarya ili, tabiî güzellikleriyle zengin bir ilimizdir. İl toprakları zelzele bölgesinde ve târihî istilâ yolları üzerinde olduğu için târihî eserlerinden mühim kısmı zamânımıza ulaşamamıştır. Başlıca târihî eserleri şunlardır:

Rüstempaşa Câmii ve Hamamı: Sapanca ilçesindedir. 1553’te Kânûnî Sultan Süleymân Hanın vezirlerinden Rüstem Paşa adına, Mîmar Sinân tarafından yapılmıştır.

Orhan Gâzi Câmii: Orhan Gâzi zamânında 1317’de yapılmıştır. Merkez ilçededir. Sultan Abdülhamîd Han tarafından yeni baştan yapılmıştır. Dernekkırı Osman Câmii de denir.

İmâret Câmii: Taraklı ilçesindedir. Yavuz Sultan Selim Han, Ridâniye Seferinden önce burada kışlamış ve onun veziri Yunus Paşa yaptırmıştır.

Şeyh Muslihiddin Câmii: Kaynarca ilçesinin, Küçük Kaynarca köyündedir. Fâtih Sultan Mehmed Hanın mîmarlarından Şeyh Muslihiddin adına yapılmıştır.

Elvan Bey İmâreti: Geyve ilçesindedir. On beşinci asırda kesme taş ve tuğladan yapılmıştır. Avlusunda Elvan Beyin türbesi vardır.

Sakarya Köprüsü: Geyve ilçesindedir. On beşinci asırda yapılmıştır. On dört kemerli taş köprünün, yıkılan iki kemeri demirdendir. Günümüzde de kullanılmaktadır.

Eski eserler:

Başköprü (Justinianus Köprüsü): Bizans İmparatoru Justinianus tarafından 6. asırda yapılmıştır. Adapazarı’ndadır. Sekiz gözü olan bu taş köprünün uzunluğu 429 metredir. Bizanslılardan kalma Pontogephyra, Zampi ve Tantaendie köprüleri de vardır.

Harmantepe Kalesi: Harmantepe köyündedir. Adapazarı’na 12 km mesâfededir.

Çobanlar Kalesi: Sakarya Nehri kenarında ve Geyve’ye yakın bir yerdedir.

Paşalar Köyü Kalesi: Pamukova’nın Paşalar köyündedir.

Adliye Kalesi: Adliye köyündedir.

Söğütlü Kalesi: Çark Suyunun Sakarya Nehrine döküldüğü yere yakın bir yerdedir.

Seyitler Kalesi, Kurt Köy Kalesi, Kanlıçay Kalesi, Karapürçek Kalesi eski kalelerden bâzılarıdır.

Ali Fuat Paşa Köprüsü: Geyve Boğazındadır. Târihî bu köprüyü 1497’de İkinci Bâyezîd Han tamir ettirmiştir.

Zafer Takı: Justinianus Köprüsünün bir ucundadır. Yıkıntı hâlindedir.

Akyazı Tümülüsü: Küçücek Köyü yakınlarındadır. Roma devrinden kalma târihî eserler bulunmuştur.

Roma Anıt Mezarı: Pamukova-Bilecik yolu üzerindedir.

Bitinya Mezarları, Ayvalıkdere Çeşmesi ve Kadı Köprüsü eski çağlardan kalma diğer eserlerdir.

Mesire yerleri: Karadeniz iklimiyle Akdeniz iklimi arasında bir geçiş iklimine sâhip olan Sakarya’da çok sayıda mesire yeri vardır. Bunlar genellikle göl kıyılarıyla ormanlık arâzide ve Karadeniz kıyılarında toplanmıştır. Başlıcaları şunlardır:

Hasan Dağı: İstanbul-Ankara karayolu üzerinde Sapanca Gölü kıyısındadır. Sedir ve çam ağaçları arasında güzel manzaralı bir mesire yeridir. Temiz ve tatlı suları meşhurdur.

Çark Mesiresi: Adapazarı’na çok yakın Çark Deresi kıyısında bir mesire yeridir. Sapanca’dan çıkan Çark Suyunun etrafı çok güzeldir. Yeniden düzenlenerek halkın hizmetine sunulmuştur.

Akgöl: İl merkezine 12 km mesafede Karasu karayolu üzerindedir. Gölün kenarında küçük koru piknik alanıdır. Gölde her türlü tatlı su balığı yaşar. Ayrıca göl çevresinde tavşan, keklik ve yaban ördeği avlanır.

Sakarya Ağzı: Sakarya Nehrinin Karadeniz’e döküldüğü yerdedir. Plajı, tatlı suyu ve mağaraları ile ilgi çeker. Soğuk suyu ile meşhur, Ayı İni mağarası buradadır.

Sapanca Gölü: Manzarası çok güzeldir. Gölde tatlı su balıkları bulunur. Av hayvanları bakımından da zengindir. Kıyısında turistik tesisler vardır.

Mâden Deresi: Derenin iki tarafı ormanlık ve fidanlıktır. Yukarı kısımlarındaki çağlayanlar ilgi çeker. Mesire yerinde bir av evi bulunur.

Domdom Kaya: Geyve’nin Hırka köyündedir. 476 m yükseklikte bir kayadır. Geyve civarı ve Pamukova’ya hâkimdir. Kayanın altındaki mağaradan Güreyik Suyu çıkar.

Acarlar Gölü: Kaynarca ilçesindedir. Gölün çevresi dişbudak asmalarıyla çevrilidir. Güzel bir piknik yeridir.

İçme ve kaplıcalar: Sakarya ilinde pekçok kaplıca ve içme vardır. Bazıları şunlardır:

Kuzuluk Kaplıca ve Mâden Suyu: Akyazı ilçesine 8 km uzaklıkta Kuzuluk beldesindedir.. Tesisleri mevcuttur. Kaplıca suyu banyo ile romatizma, nevralji, nefrit ve kadın hastalıklarına; içme ile mîde rahatsızlıklarına, karaciğer ve safra yolları hastalıkları, şeker hastalığına, ekzama ve sedef gibi cilt hastalıklarına iyi gelir.

Ilıcaköy İçmesi: Geyve ilçesine 15 km uzaklıkta, Ilıcaköy ilçesindedir. Beş musluklu çeşme hâlinde olup, konaklama tesisleri yoktur. Mîde rahatsızlıklarına iyi gelir.

Kıl Hamamı: Pamukova ilçesinin Paşalar köyündedir. Tesisleri yetersizdir. Kaplıca suyu Kaplıca suyu romatizma, nevralji, nefrit, kadın hastalıklarına, nevrasteni ve sinirli hastaları için tavsiye edilir.

http://www.turkcebilgi.com/sakarya_tarihi_eserler_ve_turistik_yerler/ansiklopedi

Tarihimizde önemli bir yeri olan Sakarya Nehri de ilimizi bir baştan bir başa katederek Karadeniz’e dökülmektedir. Geçtiği güzergah boyunca etrafı eşsiz bir tabii güzelliğe sahip olan Sakarya Nehri, 3. derece doğal sit alanı olması dolayısıyla koruma altındadır.

İL MERKEZİNDE GİDİLİP GÖRÜLEBİLECEK YERLER

* Atatürk Evi ve Müzesi ( Sakarya Müzesi)
* Atatürk İl Ormanı
* Sapanca Gölü
* Poyrazlar Gölü ve Mesiresi
* Taşkısığı Gölü ve Çevresi
* Çark Mesiresi
* Maltepe Tesisleri
* Göl Tesisleri

Marmara Bölgesi’nin kuzeydoğu bölümünde, kendi adı ile anılan ovanın güneybatı kenarında yer alan Sakarya, doğusunda Bolu’nun Göynük, Mudurnu, Düzce ve Akçakoca ilçeleri, güneyinde Bilecik’in Gölpazarı ve Osmaneli ilçeleri, batısında Kocaeli’nin Kandıra, Merkez ve Gölcük İlçeleri, kuzeyinde de Karadeniz ile çevrilidir. Sakarya, Tarihi İstanbul - Anadolu yolunun Sakarya Irmağı’nı aştığı noktada bir köprü başı ve kavşak noktası konumuna sahiptir. İl toprakları güneydeki Göynük Suyu vadisinden başlayarak Karadeniz’e kadar uzanmaktadır. İlin doğu ve güney kesimleri diğerlerinden daha yüksek ve engebelidir. Doğusunda Çam Dağı (990 m.), Elmacık Dağı; güneyinde Kapıorman Dağı (1.467 m.), güneydoğusunda Samanlı Dağları, kuzeyinde de Karadeniz ilin doğal sınırını oluşturmaktadır. Samanlı Dağı il topraklarında Keremali Dağı’nda 1.543 m.ye ulaşır.



İlin Merkezi olan Adapazarı Akova adıyla anılan düzlükte, Sakarya Havzası’nın aşağı kısmındadır. İl toprakları içerisinde Adapazarı Ovası (Akova), Pamukova (Akhisar Ovası), tektonik kökenli düzlük alanlardır. Geyve Boğazı aynı zamanda bu iki ovayı birbirine bağlamaktadır. Akarsuların taşıdığı alüvyonlardan oluşan bu ovalar ilin tarım alanlarıdır.

İl topraklarını 159 km. uzunluktaki Sakarya Nehri ile ona karışan Mudurnu Çayı, Göynük Suyu ve Sapanca Gölü’nün ayağını oluşturan Çark Suyu sulamaktadır. Sapanca, Taşkısığı, Poyrazlar, Akgöl, Küçük Akgöl, Küçük Boğaz, Gökçeören ve Acarlar Gölü ilin başlıca gölleridir. Yüzölçümü 4.817 km2

Kuzey Anadolu kıyı dağlarının uzantısı olan dağlar gür ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlarda gürgen, meşe, kayın, kızılçam ve karaçam ağaçları bulunmaktadır.

İlin iklimi hem Marmara Bölgesi iklimi hem de Karadeniz iklimi özelliklerini taşır. Kışlar bol yağışlı ve az soğuk, yazlar ise sıcak geçer.

Sakarya’nın ekonomisi tarım, hayvancılık, sanayii, ormancılık ve balıkçılığa dayalıdır. Yetiştirilen başlıca tarımsal ürünler; mısır, şeker pancarı, patates, buğday, arpa, soğan, ayçiçeği, fındık, meyve ve sebzedir. Özellikle üzüm, elma, domates, armut, karpuz, kavun, kiraz, dolmalık biber, lahana, ayva, sakız kabağı, taze fasulye, erik, şeftali ve ceviz yetiştirilir. Hayvancılıkta büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yanında tavukçuluk ve ipekböcekçiliği, su kenarlarında balıkçılık yapılmaktadır. Ormancılık geçim kaynakları arasında gelmektedir

Osmanlı döneminde bir köy niteliğindeki Adapazarı’nda kurulan Pazar yerinden ötürü ilk ismi Adanın Pazarı anlamında Adaköy idi. Sonradan bu isim Adapazarı şekline dönüşmüştür. 1837 yılında Kocaeli Sancağına bağlı bir ilçe olmuştur. İlk belediye örgütü 1852 yılında kurulmuş, 1899’da Arifiye’ye demiryolu ile bağlanmıştır

İlde günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Tersiye Tümülüsü başta olmak üzere yöredeki tümülüsler, Harmantepe, Seyifler, Kurtköy, Çobankale, Paşalar, Mekece, Adliye ve Söğütlü kaleleri, Sapanca’daki Iustinianus Köprüsü, Orhangazi Camisi, Geyve’de Ulu Cami (Yunus Paşa Camisi) (1324), Orhangazi Zaviyesi, Elvan Bey İmareti (XV.yüzyıl), Kaynarca’da Şeyh Muslihittin Camisi (XIV.yüzyıl), Vezirhan'da Vezirhanı bulunmaktadır. Ayrıca Atatürk Evi,Atatürk Anıtı, Taraklı Evleri ve il sınırları içerisindeki çeşitli yerleşim alanlarındaki Türk evleri vardır.
TARİHİ ESERLERİ:



Tarihi eserler olarak Beşköprü (Justinianus Köprüsü), Harmantepe Kalesi, Adliye Kalesi, Orhan Camii, Orhan Gazi Camii ve Atatürk Evi en önemli tarihi eserler arasında sayılabilir. Tarihimizde önemli bir yeri olan Sakarya Nehri de ili bir baştan bir başa katederek Karadeniz’e dökülmektedir.
Atatürk Evi ve Müzesi ( Sakarya Müzesi) Atatütk İl Ormanı Sapanca Gölü Poyrazlar Gölü ve Mesiresi Taşkısığı Gölü ve Çevresi Çark Mesiresi Maltepe Tesisleri Göl Tesisleri Tarihi göç yolları üzerinde bulunan Sakarya’nın Türk hakimiyetine girmesinden sonra Türk-İslam kültürü, kültürel yapıyı şekillendirerek kalıcı olurken, 19.yüzyılın ikinci yarısından sonra bölgeye yerleşen Kafkas ve Balkan göçmenleri ile Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu göçmenleri kültürel yapıya ayrı bir güzellik ve zenginlik katmışlardır

Tescili ve tasnifi yapılmış kültür varlıklarının sergilendiği il merkezindeki Atatürk Müzesi ile Geyve Alifuatpaşa Beldesindeki Kuva-i Milliye Müzesi olmak üzere 2 müze bulunmaktadır.
Geleneksel konut mimarisinde 158 konut mevcut olup, bunların 38’i Adapazarı’nda, 85’i Taraklı’da, 23’ü Sapanca’da, 6’sı Pamukova’da, 5’i Karasu’da ve 1’i Akyazı Kuzuluk Beldesindedir. Tescili Yapılmış Kültür Varlıklarından; 24 cami, 15 mezarlık, şehitlik ve türbe, 5 çeşme, 7 kale, 4 hamam, 3 köprü, 1 imaret, 158 tarihi konut, 24 çınar ve 3 selvi ağacı ve 13 sit alanı bulunmaktadır.

Ova tabakası genellikle fosilsiz olduğu için yaşları belirlenememiştirAkyazı bölgesinde 1990 yılından sonra incelemelerde bulunan İsviçre Jeoloji Akademisinden araştırmacı Emili’ye göre, Paleolojik tabakalarla ova arasında Akyazı’dan Sapanca gölüne kadar uzanan alçak tepelerle kaplı olan kretene ve neozen tabakaları ile kaplı olup, Akyazı bölümü iki ayrı oluşumun iç içe olduğu bir alandır

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

sakaryaweb.net@gmail.com